"Il" kelimesini diğer meallerde de aramak için; lütfen kutudan meal seçin.

Bu mealde "Il" kelimesinin geçtiği ayet sayısı: 604

SURE ADI AYET
Araf (103) Sonra onların ardından Mûsâ'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun Ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettIler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
Araf (90) Şuayb'ın kavminden inkar eden Ileri gelenler dedIler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şuayb'a uyarsanız o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."
Araf (89) "Allah bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dIlemesi olmadıkça sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değIldir. Rabbimiz her şeyi Ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."
Araf (88) Şuayb'ın kavminden büyüklük taslayan Ileri gelenler dedIler ki: "Ey Şuayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şuayb, "İstemesek de mi?" dedi.
Araf (85) Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için ondan başka hiçbir Ilah yoktur. Rabbinizden size açık bir delIl gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksIltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır."
Araf (75) Kavminin büyüklük taslayan Ileri gelenleri, küçük görülüp ezIlen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderIlmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) bIliyor musunuz?" dedIler. Onlar da, "Biz şüphesiz onunla gönderIlene inananlarız" dedIler.
Araf (73) Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için ondan başka bir Ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delIl geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi... Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."
Araf (66) Kavminin Ileri gelenlerinden inkar edenler dedIler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz."
Araf (65) Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için ondan başka hiçbir Ilah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.
Araf (63) Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı Ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
Araf (62) "Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bIlmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy Ile bIliyorum."
Araf (60) Kavminin Ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dedIler.
Araf (59) Andolsun, Nûh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir Ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.
Araf (38) Allah şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları Ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendIlerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bIlmiyorsunuz."
Araf (12) Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı Ile eğIlmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.
Araf (11) Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekIl verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı Ile eğIlin" dedik. İblisten başka hepsi saygı Ile eğIldIler. O, saygı Ile eğIlenlerden olmadı.
Araf (7) Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bIlgi Ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değIliz.
Araf (186) Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola Iletecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Araf (189) Allah sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi Ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler.
Araf (192) Halbuki onlar (edindikleri Ilahlar) ne onlara yardım edebIlirler, ne de kendIlerine yardım edebIlirler.
< Önceki Sayfa 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 Sonraki Sayfa >