Keyword : adem
Interpratation : TÜRKÇE KURAN-I KERİM DİYANET MEALİ
Search Results : 16

16 verses have been found after the search of the word : adem








SURA VERSE ACTIONS
Bakara
(31)
Allah adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "EÄŸer doÄŸru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.        
Bakara
(33)
Allah şöyle dedi: "Ey adem! Onlara bunların isimlerini söyle." adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.        
Bakara
(35)
Dedik ki: "Ey adem! Sen ve eÅŸin cennete yerleÅŸin. Orada dilediÄŸiniz gibi bol bol yiyin, ama ÅŸu aÄŸaca yaklaÅŸmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."        
Bakara
(37)
Derken, adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz o, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.        
Al-i İmran
(34)
Şüphesiz, Allah, adem'i, Nûh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiÅŸ birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı.Allah her ÅŸeyi hakkıyla iÅŸitendir, hakkıyla bilendir.        
Al-i İmran
(59)
Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa'nın durumu, adem'in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona "ol" dedi. O da hemen oluverdi.        
Maide
(27)
(Ey Muhammed!) Onlara, adem'in iki oÄŸlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuÅŸlardı da, birinden kabul edilmiÅŸ, ötekinden kabul edilmemiÅŸti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceÄŸim" demiÅŸti. Öteki, "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demiÅŸti.        
Araf
(172)
Hani Rabbin (ezelde) ademoÄŸullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı ÅŸahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz deÄŸil miyim?" demiÅŸti. Onlar da, "Evet, ÅŸahit olduk (ki Rabbimizsin)" demiÅŸlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.        
Araf
(31)
Ey ademoÄŸulları! Her mescitde ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez.        
Meryem
(58)
İşte bunlar, adem'in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doÄŸru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiÄŸimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân'ın âyetleri okunduÄŸu zaman aÄŸlayarak secdeye kapanırlardı.        
Ta Ha
(115)
Andolsun, bundan önce biz adem'e (cennetteki aÄŸacın meyvesinden yeme diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.        
Ta Ha
(117)
Biz de şöyle dedik: "Ey adem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eÅŸin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun."        
Ta Ha
(120)
Nihayet ÅŸeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey adem! Sana ebedilik aÄŸacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"        
Ta Ha
(121)
Bunun üzerine onlar (Adem ve eÅŸi Havva) o aÄŸacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye baÅŸladılar. adem Rabbine isyan etti ve yolunu ÅŸaşırdı.        
Yasin
(61)
"Ey ademoÄŸulları! Ben size, ÅŸeytana kulluk etmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoÄŸru yoldur, diye emretmedim mi?"        
Nuh
(17)
‘Allah, sizi (babanız adem'i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)'        


© Copyright 1997 - 2008 Kurandaara.com. Kurandaara.com is a subsidiary of İnternet Holding A.Ş.